Reftar

Kategori: Dosyalar

Toplam 20 Yazı

İrşâdın Gülen Yüzü: Nouman Ali Khan

Ara sıra da olsa yıllardan beri şahit olduğum vakıadır: Yumuşak üsluplu, güler yüzlü, bağırıp çağırmayan, ukalalık taslamayan, başkalarıyla kavga etmeyen vaizler/hatipler hakkında alttan alta dedikodu çıkarılır, “birilerinin İslam’ı bölmek için içimize sokuşturduğu ajanlar” oldukları filan söylenir. Saydığım bu özelliklerin tamamı bize Peygamber Efendimiz’den miras olmasına rağmen, O’nun sünnetinin aksine asık

Devamını Oku

Gerçek Hayat Nasıl Hazırlanıyor

Uzun yıllardan beri dergi okurum. Gezi, mizah, sinema, akademik, düşünce, gençlik, aktüel gibi farklı türlerde onlarca dergiyi uzun süre takip ettim. Bu süreç içinde en çok merak ettiğim şeylerden biri de dergilerin nasıl hazırlandığıydı. Okuduğum dergilerin kimi yazarları, editörleri ya da çizerleri çalışma ortamlarına dair birkaç şey karalayınca mutlu olurdum.

Devamını Oku

Kafalarda Bir Tuhaflık

Orhan Pamuk’un en büyük talihsizliği, Türk edebiyatının önemli yazarlarından biri olmasına karşın genellikle edebiyat dışı (ve çoğunlukla gereksiz) tartışmaların odağında yer alması sanırım. Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandığı 2006’da, bu ödülü hak edip etmediğinden çok, politik duruşunun bu ödülü almasında etkisi olup olmadığı konuşulmuştu uzun süre. Hâlbuki Orhan Pamuk, zaman zaman

Devamını Oku

Bir Şeyler Söyle Zizek!

“Chomsky’den Gülen yorumu: Mandela’ya da terörist demişlerdi”. Zaman gazetesinin 16 Kasım 2015 tarihinde internet sitesinden yayınladığı bir haberin başlığı bu. Orhan Akkurt ve Sıtkı Özcan imzalı haberin girişi de şu şekilde: “Dünyaca ünlü filozof, dilbilimci ve tarihçi Prof. Dr. Noam Chomsky, Fethullah Gülen Hocaefendi’ye yöneltilen ‘terörist’ suçlaması ile ilgili konuştu.”

Devamını Oku

Engin Fransız Hoşgörüsü ve Diam’s

İslam dünyası yaklaşık 10 yıldır “karikatür krizleriyle” sınanıyor. Bu krizlerin tetiklediği eylemler de “Müslümanlar esneklik nedir bilmeyen, farklı fikirlere ve yaşam biçimlerine kapalı, mizahtan anlamayan, öfkeli, yırtıcı, karanlık, çatık kaşlı insanlardır” düşüncesine meşruiyet sağlamak için abartılarak kullanılıyor. İslamiyet’in bir uçta Endülüs, öteki uçta Osmanlı eliyle Avrupa’ya dayandığı zamanlardan beri sistematik

Devamını Oku

İlber Ortaylı’nın Yersiz Korkuları

İlber Ortaylı denince aklımıza gelen onlarca sıfattan biri: Tarihi sevdiren adam. Gerçekten de ünlü tarihçi, yıllardan beri sunduğu ya da konuk olduğu programlarla, konferanslarıyla, gazete ve dergi yazılarıyla özellikle muhafazakâr kesimin teveccühünü kazandı. Topkapı Sarayı’nın müdürlüğünü yaptığı dönemde gündeme gelen birçok olay hakkında zekâsını konuşturan esprili yaklaşımlarıyla, Osmanlı’ya yönelik mesnetsiz

Devamını Oku

Tatlıses’in On Hançeri

Ümraniye İnkılap Mahallesi’nde 1987 yazı. İlk walkman’ime sahip olmama saatler var. Dedem, anneannem ve teyzemler Almanya’dan geliyor. Sütlü kahve rengindeki Mercedes kapıya yanaşıyor. Valizlere kilitlenmişim, gözüm kimseyi görmüyor. Annem sofra hazırlamış, ekmek almaya bakkala gitmemi istiyor. Valizlerde walkman var, görmeden gitmem diyorum. Annem bağırıyor çağırıyor ama nafile, görmeden gitmeyeceğim. Teyzem

Devamını Oku

Gaza Gelenler Mezarlığı

Şimdilerde Kardeş Payı dizisini çeken ekibin bir önceki projesi İşler Güçler’de Ahmet Kural ile Murat Cemcir arasında sık sık geçen, çok sevdiğim bir diyalog vardı: “Gaza gelme abisi”. Genelleme yapmak doğru mu bilmiyorum ama çoğu zaman anlık hislerle kendini rüzgâra bırakan bir millet olduğumuz kesin. Spordan edebiyata kadar birçok alanda

Devamını Oku

Aynı Kurttan Kaçanların Hikâyesi: Apaçi Gençlik

Jöleyle sabitlenmiş acayip şekillerde saçları, yırtık kot pantolonları, dar tişörtleri, modifiye edilmiş Şahin ve Doğan’ları, kollarında “faça” izleri, ikinci sınıf dövmeleri, yakası açılmamış küfürleri, kimi zaman uyuşturucudan kızarmış gözleri, bellerinde “emanetleri” ve bitmek bilmeyen “Ne baktın?” kavgalarıyla yüz binlerce genç yaşıyor aramızda. “Apaçi” sıfatıyla anılarak küçümsenen, dolayısıyla da görmezden gelinen

Devamını Oku

Allah’ı Parmak Uçlarında Aramak: Reng-i Hoda

Simsiyah bir ekran… Yalnızca bir takım sesler geliyor kulağımıza. Bir teybe takılıp çıkarılan, kısa kısa içindekileri dinlediğimiz kaset sesleri. Yetişkin bir erkek sesi soruyor: “Bu mu?” Kırılgan bir çocuk sesi cevap veriyor: “Değil.” Böyle birkaç defa tekrarlanıyor aynı sahne. Arkadan başka çocukların sesleri geliyor: “O benimki hocam!”. Sonunda ekran aydınlanıyor

Devamını Oku

Sosyolojinin Acı Kaybı: Nilüfer Göle

Siyasette, sporda, edebiyatta, müzikte ve hayatın diğer birçok alanında başarı sağlamış, yaşadığı zamana ve mekâna damga vurmaya hazırlanan kimi isimlerin ya da kurumların “tökezlediği” anlar vardır. Bu anların ardından ya toparlanılıp yeniden ayağa kalkılır, ya da bir daha kalkmamacasına yere kapaklanılır. Tarih genellikle yoluna devam edenleri yazsa da, bugüne ışık

Devamını Oku

Ali Bulaç ya da ‘Bir Aydın Sapması’

Ali Bulaç, yakın bir zamana kadar fikirlerine çok değer verdiğim, söyledikleri üzerinde hassasiyetle düşündüğüm bir isimdi. Kendisini gerçek anlamda bir “aydın” kabul ediyor, İslamcı düşüncenin fikir adamı yetiştirmekte zorlandığı bir dönemde tutunacak bir dal olarak görüyordum.Bulaç’ı benim için benzerlerinden farklı kılan unsurlardan biri de “aydın” ve “entelektüel” kavramları üzerine uzun

Devamını Oku

Prof. Dr. İsmail Kara: Alfabe Değiştirmek Dünya Değiştirmek Gibidir

(Gerçek Hayat dergisinin 679. sayısı için yaptığımız söyleşidir) Latin alfabesine geçişin yıldönümündeyiz. Yeni alfabeye 1928’de geçildi ama alfabe tartışmaları daha Osmanlının son dönemindeyken başlıyor. Osmanlının son döneminde alfabenin tartışılması hangi çerçevedeydi? Konuya buradan girelim isterseniz? Osmanlı dönemindeki tartışmaların 1928’deki harf inkılâbı ile hem ilişkili hem de ilişkisiz taraflarını belirtmek lazım.

Devamını Oku

Seküler Türk Aydınının Yürek Dağlayan Hikâyesi

Norman Gary Finkelstein ismi muhtemelen birçoğunuza yabancı gelecektir. ABD’li Yahudi bir profesör olan Finkelstein, siyaset bilimi alanında oldukça yetkin bir hoca olmasının yanında, karşısına çıkana ecel terleri döktürecek kadar sıkı bir polemikçi ve aktivisttir. Finkelstein’ı dünya çapında tanınır bir isim yapan en dikkat çekici özelliği ise, ailesinin neredeyse tamamını Yahudi

Devamını Oku

Orhancığım Gencebay

İçinde bulunduğum bir aylık küsüratını saymazsak, geride bıraktığım otuz yıllık hayatımda kültürel anlamda beslendiğim, etkilendiğim, aşık olduğum, vurulduğum, nefret ettiğim, uzak durduğum, gizlice sevdiğim, önce burun kıvırıp sonra hastası olduğum, önce ayılıp bayılıp sonra pişman olduğum tonla şey oldu. Sinema, edebiyat, müzik gibi alanlarda oluşan bu birikimin bende en çok

Devamını Oku