Reftar

Kategori: Denemeler

Toplam 61 Yazı

Kötü Huylu Bir Yalan

Her insan her duyguyu deneyimlemiyor. Hepimiz babamızı küçük yaşta kaybetmiyoruz mesela; her anne bebeğine mama alabilmek için yardım tırlarının önünde kuyruğa girmiyor. Herkesin ülkesi işgal edilmiyor. Bütün çocuklar gökyüzünden bomba yağan topraklarda doğmuyor. Çoğumuzun uzaktan izlediği, kalbimize dokunan ama algı düzeyinde bir sinema filminden daha fazla “gerçek” olmayan şeyler bunlar.

Devamını Oku

Semaya Müptela Bir Çılgın

“Büyük bir tehlike içindeydim. Gerçi vaka mahalline henüz kimse gelmemişti ama, belki silahlı bir müdafaa ihtimali, böyle bir ihtiyatı icap ettiriyordu. Meydanda daha birkaç tayyare vardı, fakat hazır değillerdi. Aynı zamanda Eşref’i resmi bir müesseseye göndermiş bulunuyordum. Eşref’in ne gibi ihtimallerle karşılaşacağı muhayyilemde canlandığı zaman ürkmüş ve kendimden utanmıştım. Çünkü

Devamını Oku

Benim Trabzonspor’um

3 Ekim 1990, günlerden Çarşamba. Güngören’de, evimizdeyim. Hava kararmış, elektrik yok. Zaten elektrik ve su, gurbete giden işçi gibiler o yıllarda, dönüşleri hayal. Maça bir saat var ama herhangi bir biçimde dinleme ya da izleme imkânım yok. Maç dediysem öyle alelade bir karşılaşma gelmesin aklınıza, Barcelona ile Trabzonspor, Avrupa Kupa

Devamını Oku

Büyümek

Çocukluğumun zamanlaması güzeldi. Hem tek kanallı dönemi, hem özel televizyonların doğuşunu gördüm. Bütün dünyam çizgi filmdi. Yakari’den Voltran’a, Tsubasa’dan Transformers’a kadar nice seriler vardı aşığı olduğum. Okuldan başka meşgalem olmadığı için her fırsatta bunları izliyordum. Ama bir yandan da huzursuzdum. Babam sürekli haberleri ve “açık oturum” denilen tartışma programlarını izliyor;

Devamını Oku

Amokachi’nin Muazzam Donu

Gerçek Hayat’ın 794. sayısında yer alan “Bir Şeyler Söyle Zizek” başlıklı dosya için araştırma yaparken, ünlü filozofla Türkiye’de gerçekleştirilmiş röportajları okumaya başladım. Onlardan birinde, söyleşiyi yapan gazeteci Zizek’in barda kola içtiğini yazdığı cümleye küçük bir açıklama iliştirmişti: “Bildiğiniz gibi kendisi alkol kullanmıyor”. Normalde yerden yere vurma niyetiyle yola çıkmıştım ama

Devamını Oku

Ali Şen’den Nefretimin 20 Sebebi

11 Nisan 1993’te, İstanbul İnönü Stadyumu’nda Beşiktaş ile Trabzonspor karşılaştılar. Statta izlediğim ilk maçtı bu. Kız kardeşlerimin ikincisinin doğumundan bir gün önceydi ve eniştemin yeni nişanlandığı, o günlerde bizde kalan teyzeme yaptığı bir jestten ibaretti. İnönü’de deniz tarafındaki kale arkasındaydık. Stadyumun yarısı Trabzonspor taraftarlarına ayrılmıştı. Evet, o zamanlar öyleydi; fifty fifty.

Devamını Oku

Muhammed’in Abileri Nerede?

Ben cesur bir çocuk değildim; kavgaya tutuşmak söz konusu olduğunda korkardım. Hemen her Trabzonlu gibi çabuk alevlenir, çabuk sönerdim; ama cesur bir çocuk değildim. Ta ki kardeşlerimle gezintiye çıktığım bir gün, mahallenin serserileri yolumuzu kesene kadar… 91 senesiydi. Güngören o yıllarda “piskopatı” bol bir semtti; bali çekip tiner koklayan, Müslüm

Devamını Oku

İhanet

“İhanet, daha çok birbirini sevenlerin yaptığı bir iş olduğundan, onlarda vefalı davranış çok seyrek görülür. Bu yüzden, onların göstereceği azıcık vefa, başkalarının göstereceği çok büyük vefakârlığa denk olur.” – İbn Hazm * Yıllar evvel, işlerimizin günden güne kötüye gitmesi sebebiyle maddi sıkıntılar ailecek belimizi bükünce, bir benzin istasyonunun marketinde kasiyer

Devamını Oku

Kurban Bu Yıl Genco Erkal’a Denk Geldi

Necla: Demin gönderdiğin yazı ne hakkında onu soracaktım. Aydın: Din, min, maneviyat, şu, bu… Senin ilgi alanına girecek şeyler değil yani. Necla: Şu mesele… Bulmuşsun dişine göre bir kurban etinden sütünden faydalanıp duruyorsun. Bıraksana artık şu adamcağızın peşini. Aydın: Sinirleniyorum bak artık, ne alakası var ya? Necla: Asıl senin ne

Devamını Oku

Kötüsün Yıldıray

Emrah Serbes yazmayı bıraktı. Çünkü Türkiye’de büyük trajediler yaşanıyor. Böyle bir dünyaya roman getirmek istemeyen Serbes, bundan böyle yalnızca boks yapacağını açıkladı. Ardından bir de tehdit savurdu: “Başkanlık hayali kuranların kâbusu olacağım!” Kâbus Emrah’ın yarattığı, yirmi dört saat kafayı çekip etrafındakilere küfreden karizma abidesi “LA, BEBE, LA” Behzat komiserin de

Devamını Oku

Bilal: Son Ateist Bükücü

Yaklaşık 5-6 yıl önce bazı muhafazakâr siyasetçiler televizyon dizilerini diline dolamaya başlamıştı. O dönemki STV ya da Kanal 7’nin acemice işlerini beğenmediklerinden olsa gerek, daha büyük kanallara “neden İslami standartlara uygun bir dizi çekmedikleri” eleştirisi getirdiler. Bu sürecin sonunda nur topu gibi bir “İslami dizimiz” olacağı aşikârdı. Beklenen hamle ATV’den

Devamını Oku

“Tüh be, kız ölmemiş”

Suruç’ta bir intihar saldırısı düzenlenir. İlk belirlemelere göre 30 civarında masum katledilmiştir. Saldırının failinin IŞİD olduğuna dair güçlü şüpheler olduğu söylenir. Onur, Twitter’ı açar ve üzerinden henüz 5 dakika geçmiş olay hakkında ilk yorumunu yapar: “İslam denen karanlığın yarattığı faşist ve katil AKP kana doymuyor!” Onur’un çabası takdir edilesidir. Tam

Devamını Oku

İyi Yazmak Üzerine Notlar

Yazı dünyası ile alakamın olmadığı yıllarda bile takıntılı olduğum bir konuydu “iyi yazmak”. Kendi adıma değil, yazar olduğunu iddia edenler adına. Türkçenin temel kurallarından yoksun, özensiz, sallapati metinler bu takıntımı giderek derinleştirdi. Uzun yıllar çeşitli internet ortamlarında yazıp çizdikten sonra Gerçek Hayat Dergisi’nde yazmaya ve editörlük yapmaya başladım. İşin vahametini

Devamını Oku

Orası Mescid-i Aksa Değil Gerizekâlı

İsimlendirene kadar canımı çok sıkan, ancak adını koyup ete kemiğe büründürdükten sonra rahatladığım bir mesele var: Hassasiyet budalalığı. Sosyal medyanın sümük gibi yapışan tuhaflıklarından biri. Sözlerinizin manasını ya da amacını değil, içeriğini dert edinip durduk yere canınızı sıkmaya yemin etmiş bir güruh tarafından yaşatılıyor. Edep, üslup hak getire. Çoğu kez

Devamını Oku

Her Şey Bir Rüzgâra Bakıyor Abi

1991 senesiydi, on bir yaşındaydım; elime nereden geçtiğini hatırlamadığım kocaman bir ANAP bayrağını bir apartmanın ikinci katındaki evimizin sokağa bakan penceresinden aşağı sarkıtmış, bir yandan koli bandıyla mermere yapıştırmaya çalışıyor, bir yandan da annem bunu görünce nasıl bir dayak yiyeceğim diye düşünüyordum. Annem de her anne gibiydi, güzel döverdi. Bana

Devamını Oku